Bu teknolojide ana mantık,
bireyi, kullandığı aparatlar ve izleyeceği demo video, oyun ya da ileride
kullanım alanına göre şekillenecek yeni görseller ile baş başa bırakmak. Beyni
kandırma prensibi ile işleyen bu yöntemde insan beyninin gerçek dünyayı
unutması, tamamen o anki görünen evrene adapte olması hedeflenir. Bu sürede
günümüzde çözüme kavuşmamış bazı durumlar söz konusudur. Örneğin; gözlüğü veya
o an kullanacağınız sanal gerçeklik için gerekli aparatlardan sonra beyin 7-8
saniye içerisinde kendisi ortama adapte olmaya ve sonrasında da “Bunlar gerçek”
şeklinde karar vermeye yatkındır. Beyin bunu yapabilir durumdayken pekâlâ
tersini de yani “Bu gerçek değil!” durumunu da kavrama yeteneğine sahiptir.
Aslında teknolojinin şu anda üstünde durulan, mühendisler tarafından
derinlemesine çalışılan yönü de burası. Öyle anlar olabilir ki beyin sanal
gerçeklik ortamında anlık kare sekmeleri yüzünden kendini hasta hissedebilir ve
kusma hissi duyabilirsiniz. Keza genellikle oyunlar için kullanılan koşu
bantları üzerinde sanal gerçeklik deneyimi yaşamak şu an risk barındırıyor.
İşin tekniğinden biraz uzaklaşmaya
ne dersiniz? Örneğin; biz sanal gerçekliği nerelerde kullanabiliriz? Aslına
bakacak olursak sanal gerçeklik, gerçeklik kavramının olduğu her olay için
kullanılabilecek bir ürün. Eğitim alanında bir coğrafya öğretmeni öğrencileri
ile beraber bir gün Amazon Ormanlarında, bir gün Büyük Sahra Çölü’nde
gezinebilir. Ya da bir tarih öğretmeni oluşturulabilecek bir video ile eski
olayların içine sürükleyebilir öğrencilerini.
Öte yandan tıp alanı da
tabii ki sanal gerçeklikten payını alacak gibi gözüküyor. Günümüzde kadavralar
üzerinde incelemelerde bulunan tıp öğrencileri belki de ilerleyen senelerde
bizzat sanal bir ameliyatta bulunabilecekler. Her alana etki yapacağını
düşündüğümüz sanal gerçeklik teknolojisinin inşaat sektörü için de bomba etkisi
yapacağı kaçınılmaz. Örneğin; geniş çaplı bir şirketsin ve bulunduğun konumdan
50-60 kilometre ötede bir arazi üzerinde konut projesi yaptın. Artık binaları
göstermek için oraya yeni bir şube açmana ya da müşterilerini kısıtlayacak
“Evinizi görmek isterseniz çarşamba günü geliniz” gibi kaba sayılabilecek
cümleler kurmanıza gerek kalmayacak. Gelen müşteri sizin yanınızda evine
girebilecek ve bütün odalarını dolaşıp zevki tadabilecek.
Sanal gerçekliğin kullanılacağı en büyük
alan tabii ki oyun sektörü olacak. Bunun üzerinde durmak dahi istemiyorum çünkü
zaten çoğu “gamer” kendisini elinde silahı birilerini indirirken hayal eden
insanlar. Tabii ki bu teknoloji yalnızca size sunmuş olduğum tırnak içinde
yararlı alanların dışındaki sektörlerde de yerini alacak. Büyük çoğunluğuna
abest gelebilecek bir alan porno sektörünün bu işin dışında kalmasını tabii ki
bekleyemezsiniz. Keza film sektörü de önde gelen bir temsilcisi olacak. Sonuçta
kim istemez ki Johnny Depp ile denizleri fethetmeyi? Tüm rüyalar gerçek, tüm gerçekler
sanal olacaktır.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder